Apartman Balkonunda Bahçeciliğe Başlamak
Altı yıl önce taşındığım dairenin balkonu tam 4 metrekareydi ve kuzeye bakıyordu. İlk baharda oraya domates fidesi dikip "nasıl olsa büyür" demiştim; ağustosta elimde bir tutam sarı yaprak ve iki cılız meyve kalmıştı. Bugün aynı balkondan haftada iki kez salata topluyorum, mayıstan ekime kadar kesme çiçek eksilmiyor. Arada geçen şey bilgi değil, alanı tanımayı öğrenmekti. Apartman balkonu bahçeciliği aslında bahçecilikten çok bir yerleştirme problemi: ışığı, ağırlığı, suyu ve rüzgârı doğru dağıttığınızda dört metrekare şaşırtıcı derecede cömert oluyor.
Önce balkonunuzu ölçün, sonra bitki seçin
Yaptığım en faydalı iş, bir hafta boyunca telefon notuna balkonun hangi saatte hangi köşesine güneş düştüğünü yazmaktı. Kulaktan dolma "benim balkon güneşli" cümlesi işe yaramıyor; önemli olan kaç saat direkt ışık aldığı. Kabaca ayırdığım eşikler şöyle:
- 6 saat ve üzeri: domates, biber, patlıcan, fesleğen, kekik, lavanta, sardunya.
- 4-6 saat: marul, roka, ıspanak, çilek, fasulye, tagetes, ada çayı.
- 2-4 saat (gölge/yarı gölge): maydanoz, nane, kuzukulağı, sarmaşık, eğrelti, begonya, hosta.
- 2 saatin altı: yeşil yapraklı süs bitkileri; sebzede ısrar etmeyin, hayal kırıklığı olur.
Işığı ölçerken rüzgârı da not edin. Yüksek katlarda rüzgâr toprağı akşama kadar kurutur, ince gövdeli bitkileri kırar. Bende korkuluğa taktığım hasır bir paravan sorunun yarısını çözdü. Güneş ve gölge dengesine göre tür seçimi konusunda sitedeki güneşlik ve gölgelik alanlar için bitki seçimi yazısı işinize yarar; ben listemi ilk yıl orada anlatılan mantıkla kurdum.
Yukarı doğru büyümek: dikey alanı kullanma
Balkonda zemin kısıtlı ama duvar bedava. Bunu geç anladım. Şu an balkonumdaki bitkilerin yarısı yerde değil:
- Korkuluğa asılan uzun saksı sıralarında marul, roka ve fesleğen tutuyorum; hasat için eğilmek gerekmiyor.
- Duvara sabitlediğim üç raflı bir merdiven rafta baharatlar var; en üst raf en çok güneş aldığı için kekik ve biberiye orada.
- Köşeye dikey bir bambu kafes kurdum; fasulye ve salatalık yukarı tırmanıyor, tek bir saksıdan iki metre yeşillik çıkıyor.
- Tavana astığım iki sepette çilek var. Sarkan gövdeler yer kaplamıyor, meyveler toprağa temas etmediği için çürümüyor.
Dikey kurulumda tek gerçek risk ağırlık. Islak toprak kuru toprağın neredeyse iki katı ağırlıkta olur. Korkuluğa asacağınız saksıları içi doluyken elinize alıp tartın, kelepçeleri metal seçin ve mümkünse dışa değil içe doğru asın; hem düşme riski hem de aşağı su damlatma sorunu azalır. Komşuyla ilk yılda yaşadığım tek tartışma, aşağı akan çamurlu su yüzündendi. Şimdi her asma saksının altında bir tabak var.
Saksı, harç ve su: balkonda kurallar farklı işler
Balkon bitkisi, bahçedeki akrabasından çok daha kırılgan bir sistemde yaşar. Kökün gidecek yeri yok, toprak hacmi az, sıcak beton hem alttan hem yandan ısıtıyor. Bu yüzden üç noktada cimrilik yapmamayı öğrendim: saksı derinliği, harç kalitesi ve düzenli sulama.
| Bitki | En az saksı derinliği | Not |
|---|---|---|
| Roka, marul, ıspanak | 15-20 cm | Geniş ve sığ kaplar ideal |
| Fesleğen, maydanoz, nane | 20 cm | Nane mutlaka ayrı saksıda |
| Biber, çilek, fasulye | 25-30 cm | Fasulyeye destek çubuğu şart |
| Domates, patlıcan | 35-40 cm / 15+ litre | Küçük kapta meyve tutmaz |
Harcı hazır torba toprakla bırakmayın. Benim karışımım kabaca yarım torba saksı toprağı, bir ölçü elenmiş kompost, bir tutam perlit şeklinde. Perlit balkonda özellikle önemli: sulama sıklığı yüksek olduğu için hava boşluğu kalmazsa kök boğulur. Toprak hazırlığının mantığını bahçe toprağını hazırlamak yazısında ayrıntılı buldum, saksıya uyarlaması kolay. Mutfak atığınız varsa evde kompost hazırlama yöntemi balkon ölçeğinde bile işliyor; ben kapaklı 40 litrelik bir kovayla idare ediyorum.
Sulamada balkonun en acımasız kuralı şu: takvimle değil parmakla sulanır. Parmağınızı toprağa iki boğum sokun, kuruysa sulayın. Temmuzda benim asma saksılar günde bir, yerdeki büyük domates saksısı iki günde bir su istiyor. Suyu saksı altından çıkana kadar bol verin, yarım ölçek su köke hiç ulaşmaz. Sabah erken sulamak yaprak hastalıklarını belirgin şekilde azaltıyor. Ayrıca her sulamada besin yıkanıp gittiği için balkonda gübreleme kaçınılmaz; ben on beş günde bir seyreltik sıvı gübre veriyorum, yaprak sebzelerde azot ağırlıklı, meyve verenlerde potasyum ağırlıklı olanı seçiyorum. Organik ve kimyasal gübre rehberindeki dozaj mantığını saksı hacmine göre yarıya indirmek bende iyi sonuç verdi.
Bakımı rutine bağlamak
Balkon bahçesini bitiren şey genellikle unutmak. Ben cumartesi sabahlarını on beş dakikalık bir tura ayırıyorum ve şu sırayı izliyorum:
- Yaprak altlarına bakıyorum; yaprak biti ve kırmızı örümcek ilk oradan çıkar.
- Sarı ve kurumuş yaprakları alıyorum, saksı yüzeyindeki dökülenleri temizliyorum.
- Fesleğen ve naneyi tepeden kesiyorum, çiçeğe kaçmasına izin vermiyorum.
- Domateste koltuk sürgünlerini alıyorum, destek